<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Genel &#8211; İnşirah Suresi</title>
	<atom:link href="https://www.insirah.gen.tr/category/genel/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.insirah.gen.tr</link>
	<description>Gönlünüze Açılan Pencere</description>
	<lastBuildDate>Wed, 28 Apr 2021 16:38:31 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.7.1</generator>
	<item>
		<title>Bebeğe İsim Koyma</title>
		<link>https://www.insirah.gen.tr/bebege-isim-koyma.html</link>
					<comments>https://www.insirah.gen.tr/bebege-isim-koyma.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 28 Apr 2021 16:38:31 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.insirah.gen.tr/?p=956</guid>

					<description><![CDATA[Çocuklarımıza İsim Koyarken İnsanın sıcak bir yuva kurmasının ve evlenmesinin temel gayelerinden biri de şüphesiz çocuk sahibi olmaktır. Zira Hz. Peygamber’in ifadesiyle çocuk, semeretü’l-kulûb (kalplerin meyvesi) ve kurretü’l-ayn (gözün nuru) dur. Çünkü doğum insan için büyük bir sevinç vesilesidir. Çocuklarımız bize yüce Allah’ın birer emanetidir. Onlar dünyaya gelir gelmez başta Allah’a şükretmek olmak üzere pek [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Çocuklarımıza İsim Koyarken</strong><br />
İnsanın sıcak bir yuva kurmasının ve evlenmesinin temel gayelerinden biri de şüphesiz çocuk sahibi olmaktır. Zira Hz. Peygamber’in ifadesiyle çocuk, semeretü’l-kulûb (kalplerin meyvesi) ve kurretü’l-ayn (gözün nuru) dur. Çünkü doğum insan için büyük bir sevinç vesilesidir. Çocuklarımız bize yüce Allah’ın birer emanetidir. Onlar dünyaya gelir gelmez başta Allah’a şükretmek olmak üzere pek çok görevlerimiz vardır ve esasen bu vazifeler hayat boyu devam eder. Onları helâl kazançla beslemek, okutmak, terbiyeli ve ahlâklı yetiştirmek, zamanı gelince uygun bir eşle<br />
evlendirmek, onları sevmek, dua etmek, koruyup kollamak, iyi birer insan olmaları için gerektiği kadar ilgilenmek gibi görevler bu vazifelerin başlıcalarıdır. Ama bir tanesi var ki bu diğerlerinin içinde en öncelikli ve en mühim olanıdır. O da çocuğumuza güzel bir isim vermek.</p>
<p>Dünyaya gelen bir çocuğa kimin isim vereceği o kadar büyük bir önem arzetmese de İslâm âlimleri bu hususta da bazı tavsiye ve önerilerde bulunmuşlar ve bu konuda öncelikle hak sahibi olanın, baba olduğunu beyan etmişlerdir. Şayet baba ölmüş ise bu hakkı kullanma yetkisi annenindir. Çocuğa isim verme hakkını annenin kullanmasının en güzel örneği, yetim olarak dünyaya gelmiş olan sevgili Peygamberimiz’e “Muhammed” adının, annesi Âmine Hatun tarafından verilmesidir. Şunu belirtelim ki doğan çocuk ne sadece babaya ne de anneye aittir; o ailenin ortak meyvesi ve aile yuvasının saadet kaynağıdır. Çocuğun ihtiyaçlarının karşılanmasında ve yetiştirilmesinde ailenin her bireyinin ayrı ayrı sorumlulukları bulunmaktadır.</p>
<p>Çocuğa isim verilirken, eşler veya aile büyükleri, “Benim dediğim olacak!” şeklindeki münakaşalardan sakınmalı, oturup karşılıklı konuşmalı, herkesin rızası alınarak belirli bir isim üzerinde birlikte karar vermelidir. Böyle hareket edilmesi halinde hem ailede kırgınlık olmayacak hem de bu durum eşlerin mutluluğuna mutluluk katacaktır.</p>
<p>“Benim evladımın adı çok özel olsun!” diyerek, kimsenin bilmediği, duymadığı, kitapların satır aralarından bulunup çıkarılan, kelimelerin parçalanmasıyla oluşturulan, yabancı isimlerin devşirilmesiyle kurgulanan isimler koymak bugün moda oldu.</p>
<p>Çocuğa verilen isim, onun içinde yetişeceği toplumda ve kültür çevresinde alay konusu yapılmayacak ve onu küçük düşürmeyecek isimlerden olmalıdır. Başka bir ifadeyle çocuk, taşıdığı isimden hiçbir zaman utanç duymamalıdır. Resûlullah’ın(s.a.v.) bu konuda ısrarlı tavsiyeleri ve uygulamalarının olması da konunun önemine ışık tutacak mahiyettedir. Öyle ki o, çeşitli bakımlardan İslâm anlayışına uygun düşmeyen isimlere sahip yetişkin veya çocukların isimlerini değiştirerek, uygun gördüğü yeni isimler vermiştir. Resûl-i Ekrem’in isim konusunda gösterdiği hassasiyeti ve tutumunu dikkate alan bazı âlimler, verilen ismin onu taşıyan kimse üzerinde psikolojik bir tesir yapabileceğini, yani ismin müsemmaya tesir edeceğini ileri sürmüşler ve bunun için de çocuklara isim verilirken çok dikkatli olunması gerektiğini belirtmişlerdir.</p>
<p>İsmin telkin gücünü kavramak için bir peygamberin yahut da iyilikleriyle tanınarak topluma mal olmuş salih bir zatın adını taşıyan birinin ismini zikrettikçe, o peygamberi veya zatı hatırlatarak yaptığı müspet çağrışımları dikkate almak yeterlidir.</p>
<p>Osmanlı’nm kuruluş dönemlerinde yaşamış olan büyük âlim ve mutasavvıf İbn Melek (v. 801/1398), konunun önemini şöyle anlatır: “Sünnet-i seniyyeye göre, kişinin çocuğu ve sorumluluğu altındakiler için güzel isimleri tercih etmesini gerektirmektedir. Zira kötü isimler bazan kadere tevafuk eder. Söz gelimi, Allah’ın kazâsı, çocuğunu ‘Hüsran/Zarar’ diye isimlendiren kimseye gelecek olsa bu şahsa veya çocuğuna gelen herhangi bir zararın; bazı kimseler, o isim sebebiyle geldiğine inanarak uğursuzluk çıkarmaya yeltenebilir, onunla oturup kalkmaktan ve beraberlikten kaçınabilirler.” Ayrıca isim sahibi, psikolojik olarak ismini sahiplenmekte böylece hayatını, farkına varmadan, adının taşıdığı anlam doğrultusunda yönlendirmekte olacaktır.</p>
<p>“Bir adama kırk gün deli deseler, deli olur” atasözünün hikmeti de burada yatmaktadır. Gerginliği, öfkeyi, sabırsızlığı ya da kötü bir şeyi ifade eden bir kelimeyi seçip günde 100 defa tekrar etsek ve bir ay boyunca buna devam etsek, bunun bizde olumsuz etkileri elbette olur. Bir de bu isimlerin yıllarca evimizde yankılandığını ve bir ömür boyu sürdüğünü hesaplarsak etkinin boyutunu da bulabiliriz belki&#8230;</p>
<p>Konulacak ismin, güzel bir manasının olması, İslâm inancına ve hükümlerine uygun olması gerekir. İslâm’da çocuğa genellikle doğduğu gün veya gece isim verildiği gibi, doğumunun üçüncü veya yedinci gününde ad konulmaktadır. Resûlullah [sallallahu aleyhi vesellem], oğlu İbrahim dünyaya gelince, “<em>Bu gece bir oğlum doğdu; ona ceddim İbrahim’in adım verdim</em>” buyurmuşlardır. (İbn Sa&#8217;d, et-Tabakâtü&#8217;l-Kübrâ, 1/135)</p>
<p>Anlamı İslâmî akideye uygun olmayan, dinin yasakladığı bir anlam taşıyan isimlerin çocuklara verilmesi uygun değildir. Hz. Peygamber (s.a.v) yeni müslüman olanların şirk dönemindeki isimlerini değiştirmez, genellikle aynen bırakırdı. Ancak bu isimler arasında, manası çirkin veya Allah’tan başkasına kulluğu ifade edenler varsa, mesela müşriklerin taptığı putlardan biri olan Uzzâ’nın kulu anlamındaki Abdüluzzâ ve benzeri isimleri genellikle, Allah’ın kulu manasında Abdullah veya Rahmân’ın kulu manasında Abdurrahman gibi isimlerle değiştirirdi. “<em>Allah katında isimlerin en güzeli Abdullah ve Abdurrahman’dır</em>” (Buhari, Edeb, 105-106) hadisi isim koyma hususunda İslâm’ın genel prensibini belirlemektedir. Çocuklarımıza vereceğimiz isimler, Allah’a kulluk ifade eden, İslâmî gayelere ve insan haysiyetine uygun, çevremizdeki insanların genellikle hoşlanacakları, kulağa hoş gelen, İslâm büyüklerinden hâtıra kalan manası güzel olan isimlerden herhangi biri olabilir. Daha önceden pek duyulmamış diye, yapmacık ifadeler taşıyan, İslâm toplumunda hiç kullanılmayan uydurma ve müslüman olmayanlara ait isimlerin çocuklarımıza ad olarak verilmesi doğru değildir.</p>
<p><strong>İsmin Kur’an’da geçmesi şart mı?</strong><br />
Halkımız arasında çocuklara konacak isimlerin mutlaka Kur’an’da geçmesi gibi yanlış bir inanış gelişmeye başlamış durumda! Yukarıdaki hadislerden de anlaşıldığına göre Peygamber Efendimiz, güzel ve anlamlı isimler koymamızı tavsiye ediyor. Ancak bir ismin güzel olması için onun mutlaka Kur’ân-ı Kerîm’de olması gerekmez. Nitekim Kur’an’da geçen her ismi, orada geçtiği için çocuğa isim olarak koymak yanlış olur. Çünkü Kur’an’da güzel isimlerin yanında şeytan, İblis, Karun, Haman, Ebû Le-heb gibi isimler de vardır. Mesela günümüzde kız çocuklarına yaygınca<br />
olarak verilen “Aleyna” diye bir isim var. Manasına bakılmaksızın kulağa hoş geliyor, ayrıca Kur’an’da da geçiyor diye bu isim kız çocuklarına veriliyor. Halbuki “aleynâ” kelimesi “bizim üzerimize olsun” anlamlarına gelen bir ifadedir. Şimdi Kur’an’da geçiyor diye çocuklara böyle çok da bir mana ifade etmeyen isimlerin verilmesi doğru olmasa gerek. Tabii bu ismin bir de yabancı dillerden, örneğin İbrânîce kız ismi olan “İlena”, İngilizce söylenişiyle, “Aleine” den alınma ihtimali de var. O yüzden düşündüğümüz ismi çocuğumuza vermeden önce bir bilene danışmakta fayda var.</p>
<p><strong>Çocuğun ismi, her dönemde taşıyabileceği bir isim olmalıdır.</strong><br />
Yapılan bir araştırmaya göre Arapça, Türkçe ve Farsça isim taşıyanların büyük çoğunluğunun adlarını sevdiklerini de ortaya koyuyor. Buna göre, Türkçe isim taşıyanların %93,5’u, Farsça isim taşıyanların %93,8’i, Arapça isim taşıyanların da %87,6’sı isimlerini severken, isimleri İtalyanca, Fransızca ve Yunanca kökenli öğrencilerin %96,4’ü isimlerini sevmiyor.</p>
<p><strong>Yeni doğan bir çocuğa nasıl isim verilir?</strong><br />
Dinimizde yeni doğan bir çocuğa aşağıda madde madde vereceğimiz hususların uygulanması müstehap olarak görülmüştür:<br />
• Yeni doğan çocuğa süt vermeden evvel ağzına yumuşatılmış hurma gibi tatlı bir şeyler sürülür.<br />
• Çocuğa doğunca veya doğumu müteakip yedinci günü adı konur.<br />
• Çocuğun ismini ilmiyle âmil, ehl-i salih bir zata koydurmak iyidir. Ashâb-ı kirâm çocuklarına isimlerini Peygamber Efendimiz’e verdirmeyi tercih etmişlerdir.<br />
• Çocuk isim koyacak kişinin kucağına verilir. Kişi abdestli bir şekilde kıbleye döner, önce sağ kulağına ezan, sol kulağına ise kâmet okur ve üç kere çocuğun sağ ve sol kulaklarına ismini tekrar eder.<br />
• Çocuğa isim koyduktan sonra hayır duada bulunulmalıdır. Peygamber Efendimiz, &#8220;Yâ Rabbi, bu çocuğu hayırlı ve salihlerden eyle ve onu güzel bir şekilde yetişmesini sağla&#8221; diye dua etmiştir.</p>
<p>Çocuğa verilecek ismin onun hayat çizgisinde büyük bir önemi haiz olduğu düşünülerek kendi dini inancımıza, kültürümüze, örf, âdet ve geleneklerimize uygun olan isimler verilmelidir.</p>
<p><strong>Çocuğun Ağzına İlk Mamayı Verirken Okunacak Dua</strong><br />
Hz. Âişe (r.a.) demiştir ki: &#8220;Doğan çocuklar Resûlullah&#8217;ın yanına getirilirdi. O da çocuklara dua eder ve ağızlarına bir parça mama (hurma ezmesi, bal, vb) koyarlardı.&#8221; (Ebu Davud, Edeb, 106-107) Bir diğer rivayette de, &#8220;Resulullah çocuklara bereket duasında bulunurdu.&#8221; diye geçmektedir.</p>
<p>Hz. Ebû Bekir&#8217;in kızı Esmâ (r.a.) anlatıyor: &#8220;Abdullah b. Zübeyr&#8217;den hamileydim ve müddetimi tamamladığım halde hicret yolculuğuna çıktım. Medine&#8217;ye geldim ve Kubâ&#8217;da misafir edildim. Çocuğumu Kubâ&#8217;da doğurdum. Sonra Resulullah&#8217;ın yanına gittim. Çocuğumu kucağına aldı. Sonra bir kuru hurma isteyerek onu çiğnedi. Çocuğun karnına giren ilk şey Resulullah&#8217;ın mübarek tükrüğü oldu. Sonra hamur haline gelen hurmayı çocuğuma verdi. Ardından dua etti, bereket diledi.&#8221; (Buhari, Menâkıbü&#8217;l-Ensâr, 45; Müslim, Adab, 26)<br />
(Hüseyin OKUR, Dualar, Semerkand, s.238-243)</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.insirah.gen.tr/bebege-isim-koyma.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Elemneşrahleke</title>
		<link>https://www.insirah.gen.tr/elemnesrahleke.html</link>
					<comments>https://www.insirah.gen.tr/elemnesrahleke.html#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 25 Feb 2018 12:38:51 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.insirah.gen.tr/?p=29</guid>

					<description><![CDATA[İnşirah, ferahlamak, mesrur olmak, genişlemek gönül açılması anlamında kullanılmaktadır. İnşirah Suresi, Kuran&#8217;ın 94. suresi olup, 8 ayetten oluşmaktadır. Duha suresinden sonra inen İnşirah suresi Şerh suresi veya Elem Neşrah suresi olarak da isimlendirilmektedir. Halk dilinde Elem Neşrah veya Elemneşrahleke suresi olarak da bilinmektedir. Elem Neşrah Suresinin fazileti ve sırlarını aşağıdaki gibi sıralayabiliriz: &#8211; Okuyanın rızkı bollaşır. [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>İnşirah</strong>, ferahlamak, mesrur olmak, genişlemek gönül açılması anlamında kullanılmaktadır. İnşirah Suresi, Kuran&#8217;ın 94. suresi olup, 8 ayetten oluşmaktadır. Duha suresinden sonra inen İnşirah suresi Şerh suresi veya Elem Neşrah suresi olarak da isimlendirilmektedir. Halk dilinde Elem Neşrah veya Elemneşrahleke suresi olarak da bilinmektedir.<br />
<strong>Elem Neşrah Suresinin fazileti</strong> ve sırlarını aşağıdaki gibi sıralayabiliriz:<br />
&#8211; Okuyanın rızkı bollaşır.<br />
&#8211; Fakirlikten kurtulur.<br />
&#8211; Elem ve kederden korur.<br />
&#8211; Stres ve bunalımları giderir.<br />
&#8211; Tembellikten korur.<br />
&#8211; Kalp sıkıntısını giderir.<br />
&#8211; Sinir bozukluğunu giderir.<br />
&#8211; Hafızayı güçlendirir.<br />
&#8211; Okuyanın dileği gerçekleştirir.<br />
&#8211; Yüz defa okuyunca şerden ve kötülükten korur.<br />
&#8211; Nefes darlığını giderir.<br />
&#8211; Okuyanın işleri kolaylaşır. (Allah&#8217;ın izniyle&#8230;)<br />
Şimdi Elemneşrahleke (İnşirah Suresi) Arapçası, Türkçe okunuşu ve Mealini verelim&#8230;</p>
<p style="text-align: center;"><strong>ELEM NEŞRAH ARAPÇASI</strong></p>
<p><img fetchpriority="high" decoding="async" class="size-full wp-image-69 aligncenter" src="https://www.insirah.gen.tr/wp-content/uploads/2019/02/insirah-suresi-elemnesrah.jpg" alt="" width="693" height="469" srcset="https://www.insirah.gen.tr/wp-content/uploads/2019/02/insirah-suresi-elemnesrah.jpg 693w, https://www.insirah.gen.tr/wp-content/uploads/2019/02/insirah-suresi-elemnesrah-300x203.jpg 300w" sizes="(max-width: 693px) 100vw, 693px" /></p>
<p style="text-align: center;"><strong>ELEM NEŞRAH TÜRKÇE OKUNUŞU</strong></p>
<p>Bismillahirrahmânirrahîm<br />
1- Elem neşrah leke sadrek<br />
2- Ve vedagnâ anke vizrake<br />
3- Ellezî enkada zahrake<br />
4- Ve rafe’nâ leke zikrak<br />
5- Fe inne meal usri yusrân<br />
6- İnne meal usri yusrâ<br />
7- Fe izâ feragte fensab<br />
8- Ve ilâ rabbike ferğab</p>
<p style="text-align: center;"><strong>ELEM NEŞRAH MEALİ (ANLAMI)</strong></p>
<p>1- (Ey Muhammed!) Senin göğsünü açıp genişletmedik mi?<br />
2-3- Belini büken yükünü üzerinden kaldırmadık mı?<br />
4- Senin şânını yükseltmedik mi?<br />
5- Şüphesiz güçlükle beraber bir kolaylık vardır.<br />
6- Gerçekten, güçlükle beraber bir kolaylık vardır.<br />
7- Öyleyse, bir işi bitirince diğerine koyul.<br />
8- Ancak Rabbine yönel ve yalvar.</p>
<p style="text-align: center;"><strong>ELEM NEŞRAH DİNLE</strong></p>
<p><center><iframe src="https://www.youtube.com/embed/TwandE-PMzw" width="560" height="315" frameborder="0" allowfullscreen="allowfullscreen"></iframe></center></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.insirah.gen.tr/elemnesrahleke.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>6</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İnşirah Suresi Ezberle</title>
		<link>https://www.insirah.gen.tr/insirah-suresi-ezberle.html</link>
					<comments>https://www.insirah.gen.tr/insirah-suresi-ezberle.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 25 Feb 2018 11:21:30 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.insirah.gen.tr/?p=26</guid>

					<description><![CDATA[Elem Neşrah (İnşirah) Suresini kolay ve basit yolla ezberleyebileceğinizi biliyor musunuz? Evvela İnşirah Suresi Arapçası ve Türkçe okunuşunu vereceğiz. Sonrasında ise kolayca bu sureyi öğrenebileceğiniz sesli ve tekrarlı videomuz ile İnşirah Suresini ezberleyeceğiz. OKUNUŞU Bismillahirrahmânirrahîm 1- Elem neşrah leke sadrek 2- Ve vedagnâ anke vizrake 3- Ellezî enkada zahrake 4- Ve rafe’nâ leke zikrak 5- [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Elem Neşrah (İnşirah) Suresini kolay ve basit yolla ezberleyebileceğinizi biliyor musunuz? Evvela İnşirah Suresi Arapçası ve Türkçe okunuşunu vereceğiz. Sonrasında ise kolayca bu sureyi öğrenebileceğiniz sesli ve tekrarlı videomuz ile İnşirah Suresini ezberleyeceğiz.</p>
<p><img decoding="async" class="size-full wp-image-69 aligncenter" src="https://www.insirah.gen.tr/wp-content/uploads/2019/02/insirah-suresi-elemnesrah.jpg" alt="" width="693" height="469" srcset="https://www.insirah.gen.tr/wp-content/uploads/2019/02/insirah-suresi-elemnesrah.jpg 693w, https://www.insirah.gen.tr/wp-content/uploads/2019/02/insirah-suresi-elemnesrah-300x203.jpg 300w" sizes="(max-width: 693px) 100vw, 693px" /><br />
<strong>OKUNUŞU<br />
</strong>Bismillahirrahmânirrahîm<br />
1- Elem neşrah leke sadrek<br />
2- Ve vedagnâ anke vizrake<br />
3- Ellezî enkada zahrake<br />
4- Ve rafe’nâ leke zikrak<br />
5- Fe inne meal usri yusrân<br />
6- İnne meal usri yusrâ<br />
7- Fe izâ feragte fensab<br />
8- Ve ilâ rabbike ferğab</p>
<p style="text-align: center;"><strong>İNŞİRAH SURESİ EZBERLE</strong><br />
<center><iframe loading="lazy" src="https://www.youtube.com/embed/TwandE-PMzw" width="560" height="315" frameborder="0" allowfullscreen="allowfullscreen"></iframe></center></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.insirah.gen.tr/insirah-suresi-ezberle.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İnşirah Suresi Dinle</title>
		<link>https://www.insirah.gen.tr/insirah-suresi-dinle.html</link>
					<comments>https://www.insirah.gen.tr/insirah-suresi-dinle.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 25 Feb 2018 09:59:56 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.insirah.gen.tr/?p=23</guid>

					<description><![CDATA[Açılmak, genişlemek manasına gelen İnşirah, Resulullah (s.a.v.)&#8217;in göğsünün huzura kavuşturulmasından söz edildiğinden bu adı almıştır. Huzur veren, insanı ferahlatan bu sureyi İshak Danış&#8216;dan dinleyerek gönlünüzün huzurla dolmasını sağlayabilirsiniz. İnşirah (Elem Neşrah) Suresini gelin birlikte dinleyelim. İshak Danış İnşirah (Elem Neşrah) Suresi Dinle]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Açılmak, genişlemek manasına gelen İnşirah, Resulullah (s.a.v.)&#8217;in göğsünün huzura kavuşturulmasından söz edildiğinden bu adı almıştır. Huzur veren, insanı ferahlatan bu sureyi<strong> İshak Danış</strong>&#8216;dan dinleyerek gönlünüzün huzurla dolmasını sağlayabilirsiniz. İnşirah (Elem Neşrah) Suresini gelin birlikte dinleyelim.</p>
<p><strong>İshak Danış İnşirah (Elem Neşrah) Suresi Dinle</strong></p>
<p><center><iframe loading="lazy" src="https://www.youtube.com/embed/TwandE-PMzw" width="560" height="315" frameborder="0" allowfullscreen="allowfullscreen"></iframe></center></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.insirah.gen.tr/insirah-suresi-dinle.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İnşirah Suresi Faziletleri</title>
		<link>https://www.insirah.gen.tr/insirah-suresi-faziletleri.html</link>
					<comments>https://www.insirah.gen.tr/insirah-suresi-faziletleri.html#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 24 Feb 2018 21:52:31 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.insirah.gen.tr/?p=20</guid>

					<description><![CDATA[İnşirah suresi, tüm dert ve sıkıntılardan kurtulmak için okunacak çok faydalı bir suredir. Sıkıştın mı? Kalbin mi daraldı? Hemen İnşirah (Elem Neşrah) suresini oku ki, manevi sıkıntılardan halas ol, kalbin genişlesin İnşaAllah&#8230; Şimdi İnşirah Suresinin faziletleri ve faydalarını belirterek devam edelim. İç sıkıntısı yaşayanlar, bunalanlar, daralan kişiler, yaşadığı sorunlardan kurtularak selamete çıkmak için bu sureyi hergün 70 [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>İnşirah suresi</strong>, tüm dert ve sıkıntılardan kurtulmak için okunacak çok faydalı bir suredir. Sıkıştın mı? Kalbin mi daraldı? Hemen İnşirah (Elem Neşrah) suresini oku ki, manevi sıkıntılardan halas ol, kalbin genişlesin İnşaAllah&#8230;</p>
<p>Şimdi <strong>İnşirah Suresinin faziletleri ve faydalarını</strong> belirterek devam edelim.</p>
<ul>
<li>İç sıkıntısı yaşayanlar, bunalanlar, daralan kişiler, yaşadığı sorunlardan kurtularak selamete çıkmak için bu sureyi hergün 70 kez okumaya devam etmelidir. Yine her türlü maddi ve manevi sıkıntılardan en kısa zamanda kurtulmak için her gün 70 defa okunmalıdır. Yine maneviyatta ilerlemek isteyenler için bu surenin günde 70 kez okunması tavsiye edilmiştir.</li>
<li>Her gün 7 kez okumaya devam edenlerin Allah&#8217;ın izniyle kalp sıkıntısından kurtulacağı ve bol rızka kavuşacağı belirtilmektedir.</li>
<li>5 vakit namazdan sonra bu sureyi okumaya devam edenlerin Allah tarafından tüm işleri kolaylaştırılır ve rızıkları çoğaltılır denilmektedir. Sıkıntılarından halas oldukları gibi umulmadık yerden rızıklandırılacakları belirtilmektedir.</li>
<li>Muradlarına ermek isteyen kimselerin isteklerinin kabulüne mazhar olur.</li>
<li>Selef-i salihinden bir kısım ulema şöyle der: &#8220;Her kim Kuran-ı Kerim’i ezberlemede zorlanıyorsa İnşirah suresini bir kağıda yazsın. Zemzem suyunda yazıları silininceye kadar beklettikten sonra bu suyu içsin. Ezber sorunu kalmayacaktır. Ayrıca bu su, böbrek taşı ve kumu bulunan kimseye içirilirse, ona da bi-iznillah şifa olur.&#8221;</li>
<li>Ezber kaabiliyeti az olan yahud ezberlediğini unutanlar bu sureyi okumaya deam ederse, Allahın izniyle hafıza kuvveti artar ve unutkanlığı gider.</li>
<li>İbn Âşûr’un 7.ayet ile ilgili şu açıklaması da dikkat çekici ve Müslümanlara yol göstericidir: “Önemli işlerden birini tamamlayınca, ardından başka bir işe yönel ki böylece bütün vakitlerini önemli işlerle değerlendirmiş olasın”</li>
</ul>
<p>Arapça bir beyitte şöyle denilir:<br />
Izâ dâkat bike’d-dunya fe fekkir fî Elem Neşrah<br />
Fe usran beyne yusrayni izâ fekkertehu fefrah<br />
“Dünya seni bunalttığında hemen Elem Neşrah suresini düşün.<br />
Bir zorluğun iki kolaylık arasında durduğunu düşün ve ferahla!”</p>
<p>O halde faziletine binaen her gün İnşirah (Elem Neşrah) Suresini okumaya devam edilmelidir. Lakin unutulmamalıdır ki maddi ve manevi tüm sıkıntıların devasını verecek olan yalnız Allah&#8217;tır. Dolayısıyla büyüklerin söylediği bu fazilet ve faydalara mazhar olabilmek için yalnız Allah&#8217;a yönelmeli ve bu niyet üzere İnşirah Suresini okuyarak dertlere derman aranmalıdır.<br />
Aşağıdaki video vasıtasıyla tefekkür hali ile bu sureyi ezberlemeye gayret gösterelim İnşaallah&#8230;</p>
<p><center><iframe loading="lazy" src="https://www.youtube.com/embed/TwandE-PMzw" width="560" height="315" frameborder="0" allowfullscreen="allowfullscreen"></iframe></center></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.insirah.gen.tr/insirah-suresi-faziletleri.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>12</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İnşirah Suresi Tefsiri</title>
		<link>https://www.insirah.gen.tr/insirah-suresi-tefsiri.html</link>
					<comments>https://www.insirah.gen.tr/insirah-suresi-tefsiri.html#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 24 Feb 2018 20:05:42 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.insirah.gen.tr/?p=15</guid>

					<description><![CDATA[İnşirah Suresi&#8217;nin tefsirini, Kur&#8217;an Yolu ile Safvetü&#8217;t-Tefasir Tefsirleri ile açıklamaya çalışacağız. Kur&#8217;an Yolu Tefsiri (İnşirah Suresi) Mekke döneminde inmiştir. 8 âyettir. İnşirah, açılmak, genişlemek demektir. Mushaftaki sıralamada doksan dördüncü, iniş sırasına göre on ikinci sûredir. Duhâ sûresinden sonra, Asr sûresinden önce Mekke’de inmiştir. Surenin Konusu; Sûrede Yüce Allah’ın Hz. Peygamber’e mânevî lutufları özetlenmekte, her güçlükle birlikte [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İnşirah Suresi&#8217;nin tefsirini, <em>Kur&#8217;an Yolu</em> ile <em>Safvetü&#8217;t-Tefasir</em> Tefsirleri ile açıklamaya çalışacağız.</p>
<p><strong>Kur&#8217;an Yolu Tefsiri (İnşirah Suresi)<br />
</strong>Mekke döneminde inmiştir. 8 âyettir. İnşirah, açılmak, genişlemek demektir. Mushaftaki sıralamada doksan dördüncü, iniş sırasına göre on ikinci sûredir. Duhâ sûresinden sonra, Asr sûresinden önce Mekke’de inmiştir. Surenin Konusu; Sûrede Yüce Allah’ın Hz. Peygamber’e mânevî lutufları özetlenmekte, her güçlükle birlikte mutlaka bir kolaylığın olduğu bildirilerek Mekke’de putperestlerin baskısı yüzünden sıkıntı çeken Resûlullah ile müslümanlara teselli ve ümit verilmekte; onlardan Allah’a ibadet ve itaatlerini sürdürmeleri istenmektedir.</p>
<p><strong>Bismillâhirrahmânirrahîm<br />
﴾1﴿ Senin kalbini açıp genişletmedik mi?</strong><br />
<strong> ﴾2-3﴿ Belini büken yükünü üzerinden kaldırmadık mı?</strong><br />
<strong> ﴾4﴿ Ve senin şanını yüceltmedik mi?</strong></p>
<p>“Senin kalbini açıp genişletmedik mi?” diye çevirdiğimiz 1. âyetteki “şerh-i sadr” kavramını Râgıb el-İsfahânî, “kalbin ilâhî bir nur ile Allah tarafından bir huzur ve sükûnet, bir rahatlık ile genişletilmesi” şeklinde açıklamıştır (el-Müfredât, “şrh” md.). Hz. Peygamber’in kalbinin açılıp genişletilmesi ifadesini, Zümer sûresinin 22. âyeti de dikkate alındığında, onun beşerî idrak kapasitesinin vahiy ile arttırıldığına ve âzami seviyeye çıkarıldığına işaret olarak anlamak uygun olur. Ayrıca müfessirler bunu, ona indirilen vahyi anlaması, koruması ve peygamberlik görevini yerine getirebilmesi için kendisine verilmiş olan zihin açıklığı, mâneviyat yüksekliği gibi mânalarla da açıklamışlardır. Bazı müfessirler ise Duhâ sûresinin devamı mahiyetinde olan bu âyetlerde, bir süre ara verilmiş olan vahyin yeniden başlamasıyla Hz. Peygamber’in mâneviyatının güçlendirildiğine değinildiği kanaatindedir.</p>
<p>2 ve 3. âyetlerde, Resûlullah’ın belini büktüğü bildirilen “yükün kaldırılması”ndan maksadın ne olduğu konusunda yapılan açıklamalar içinde (bk. Râzî, XXXII, 4-5) en zayıf olanı “günahlarının, hatalarının bağışlanmış olması” şeklindeki yorumdur. Çünkü onun Câhiliye döneminde puta tapmadığı bilinmektedir, herhangi bir günah işlediği de sabit değildir. Esasen İslâm tebliğ edilmeden onun yasaklarını çiğnemenin günah olduğundan da söz edilemez. İslâm’dan sonra bazı ictihad hataları olmuşsa bunlar da –miktarı az olsa bile– ecir ve sevap vesilesidir. Çünkü isabetli ictihada on, isabetsiz ictihada bir sevap vardır (Buhârî, “İ‘tisâm”, 13, 21; Müslim, “Akziye”, 15; ayrıca bk. Tevbe 9/43; Fetih 48/2). Bize göre Allah’ın bir lutuf olarak onun omuzlarından kaldırdığı yük iki şekilde açıklanabilir:<br />
a) Arasında yaşadığı topluluğun inanç ve ahlâk yönünden içine düştüğü durumdan dolayı duyduğu ıstırabın İslâm sayesinde kaldırılması;<br />
b) Bâtıla karşı verdiği çetin mücadelede birçok ilâhî destek ve inayete mazhar kılınması.</p>
<p>Hz. Peygamber’in “adının ve sanının yüceltilmesi”ne müfessirler, Resûlullah’ın adının mukaddes kitaplarda zikredilmesini ve geleceğinin müjdelenmesini, kelime-i şehâdette onun isminin Allah’ın ismiyle birlikte yer almasını, gökyüzünde melekler, yeryüzünde müminler tarafından hürmetle anılmasını, Kur’an’da Allah’a itaatle birlikte ona da itaat edilmesinin emredilmesini örnek gösterirler (bk. Şevkânî, V, 542). Âlemlere rahmet olarak gönderilmiş olması da (bk. Enbiyâ 21/107) onun şanının yüceltildiğini ifade eder. Ayrıca bu âyeti, ileride Resûlullah’ın isminin ve tebliğ ettiği dinin bütün dünyada tanınıp yayılacağını bildiren bir müjde olarak anlamak da mümkündür. Yine, Kur’an’da onun müstesna niteliklerini, Allah katındaki konumu ve değerini açıklayan âyetler de bu bağlamda “adını sanını yüceltme” olarak değerlendirilebilir.</p>
<p><strong>﴾5﴿ Demek ki zorlukla beraber bir kolaylık vardır.</strong><br />
<strong> ﴾6﴿ Evet, doğrusu her güçlüğün yanında bir kolaylık var.</strong><br />
<strong> ﴾7﴿ O halde önemli bir işi bitirince hemen diğerine koyul.</strong><br />
<strong> ﴾8﴿ Ve yalnız rabbine yönel.</strong></p>
<p>Hz. Peygamber ve arkadaşları Mekke döneminde müşriklerin giderek değişik şekildeki işkencelere kadar varan baskılarından acı çekiyorlardı. Bu durum hem peygamberi hem de müminleri üzüyordu. Yüce Allah resulünü ve müminleri teselli edip gönüllerini rahatlatmak için bu âyetleri indirerek sıkıntılardan sonra ferahlığın ve başarının geleceğini müjdelemiştir. Rivayete göre bu sûre inince Hz. Peygamber, 5 ve 6. âyetlerde güçlüğün yanında kolaylığın da bulunacağının iki defa zikredilmesini göz önüne alarak, kendisine inananlara, “Müjdeler olsun! Size kolaylık geldi; artık bir güçlük iki kolaylığa asla galip gelemez!” buyurmuştu (Muvatta’, “Cihâd”, 6; Taberî, XXX, 151).</p>
<p>Oldukça muhtasar ve değişik şekillerde açıklanmaya elverişli olan “O halde önemli bir işi bitirince diğerine koyul” meâlindeki 7. âyetle ilgili olarak çok farklı yorumlar yapılmıştır (meselâ bk. Taberî, XXX, 152; Râzî, XXXII, 7). Bize göre İbn Âşûr’un, âyeti herhangi bir özel iş ve ibadetle sınırlamadan, “Önemli işlerden birini tamamlayınca ardından başka bir işe yönel ki böylece bütün vakitlerini önemli işlerle değerlendirmiş olasın” şeklindeki açıklaması isabetli görünmektedir (XXX, 416-417). Bu yoruma göre âyette Resûlullah’a ve onun şahsında müslümanlara bütün vakitlerini hayırlı ve yararlı faaliyetlerle değerlendirmeleri, ibadet, dua, tebliğ ve irşad gibi dinî faaliyetlerin de; çalışma, üretme, öğrenme-öğretme, yardımlaşma ve dayanışma gibi dünyevî faaliyetlerin de hakkını vermeleri emredilmiştir. Son âyette ise kişinin, gerek çalışmasında gerekse ibadetinde yalnız Allah’a yönelmesi, her işini öncelikle O’nun rızasını gözeterek yapması, ne diliyorsa O’ndan dilemesi, ne istiyorsa O’ndan istemesi emredilmiştir. (Kaynak : Kur&#8217;an Yolu Tefsiri Cilt:5 Sayfa:642-644)</p>
<p style="text-align: center;"><strong>* * *</strong></p>
<p><strong>Safvetü&#8217;t-Tefasir Tefsiri&#8217;nden İnşirah Suresi Tefsiri</strong></p>
<p>Mekke&#8217;de inmiştir, 8 âyettir.<br />
<strong>Takdim</strong><br />
İnşirah sûresi Mekke&#8217;de inmiştir. Bu sûre, Hz, Peygamber (a.s)&#8217;in, Al­lah katındaki yüce makam ve mevkiinden bahseder. Allah&#8217;ın, kulu ve rasulü Muhammed (s.a.v)&#8217;e verdiği birçok nimeti anlatır. Bunlar, kalbini iman ile rahatlatması, hikmet ve bilgi ile aydınlatması ve günahlardan temiz tut­ması ile olmuştur. Bütün bunlar, kâfirlerden görmüş olduğu eziyetlere karşı Peygamber (s.a.v)&#8217;i teselli etmek ve Allah&#8217;ın lütfettiği nurlarla mübarek gönlünü hoş tutmak maksadıyla yapılmıştır: &#8220;Senin göğsünü açmadık mı? Belini büken yükünü senden alıp atmadık mı?&#8221;<br />
Bundan sonra sûre, Peygamber (a.s)&#8217;in dünya ve âhiretteki mevkinin yükseltildiğinden, makamının yüceltildiğinden ve isminin, Allah&#8217;ın ismiy­le beraber zikredildiğinden bahseder: &#8220;Senin şanını yüceltmedik mi?&#8221;</p>
<p>Sûre, Mekke&#8217;de mü&#8217;minlerle birlikte, yalanlayıcı kâfirlerden gelen sıkıntı ve zorluklara katlanan Hz Peygamber (a.s.)&#8217;in yaptığı daveti anlatır. Huzurun ve düşmana karşı zaferin yakın olduğunu bildirerek Peygamberi rahatlatır: &#8220;Kuşkusuz zorluğun ardından bir kolaylık vardır. Kuşkusuz zor­luğun ardından bir kolaylık vardır.&#8221; buyrulmaktadır.<br />
Sûre Hz. Peygamber (s.a.v)&#8217;e, peygamberlik görevini tebliğ edip bitir­dikten sonra, kendisini Allah&#8217;a ibadete verme görevini hatırlatarak sona erer. Kendisini Allah için ibadete vermesi, Allah&#8217;ın ona lütfettiği o yüce nimetlere karşılık şükretmesi içindir: &#8220;Tebliğ işini bitirince, kendini Alah&#8217;a ibadete ver. Rabbini iste.&#8221;</p>
<p><strong>Bismillâhirrahmânirrahîm</strong><br />
<strong>1. Biz senin için göğsünü (kalbini) açmadık mı?</strong><br />
<strong>2, 3. Belini büken yükünü senden alıp atmadık mı?</strong><br />
<strong>4. Senin şanını ve ününü yüceltmedik mi?</strong><br />
<strong>5, 6. İşte: Muhakkak zorlukla beraber bir kolaylık vardır. (Evet) zorlukla beraber bir kolaylık vardır.</strong><br />
<strong>7, 8. İşlerinden boşaldığın vakit, tekrar çalış ve yo­rul, yalnız Rabbine rağbet et (O&#8217;na yönel)</strong></p>
<p><strong>Âyetlerin Tefsiri</strong></p>
<p><strong>1.</strong> Bu, istifhâm-ı takrîrîdir. Yani, Ey Peygamber! Hi­dayet, iman ve Kur&#8217;ân nuruyla, biz senin kalbini rahatlattık. Nitekim Yüce Allah, meâlen &#8220;Allah kimi doğru yola iletmek isterse, onun kalbini İslama açar&#8221;[En&#8217;am sûresi, 6/125] buyurmuştur. İbn Kesîr şöyle der: Yani, kalbini nurlandırdık ve onu geniş ve rahat kıldık. Allah, peygamberin kalbini açıp rahatlattığı gibi, aynı şekilde, şeriatını da geniş, hoşgörülü ve kolay kıldı. Onda ne bir zorluk, ne bir ağırlık, ne de bir darlık vardır.[Muhtasar-i İbn Kesîr, 3/652] Ebû Hayyân şöyle der: Göğsü açmak demek, kendisine vahyedileni alabilmesi için onu hikmetle aydın­latmak ve rahatlatmak demektir. Bu, çoğunluğun görüşüdür. Bazılarına gö­re, bundan maksat, Hz. Peygamber (a.s) küçük iken, Cebrail (a.s)&#8217;in onun göğsünü yarmasıdır. Bu da İbn Abbâs&#8217;tan rivayet edilmiştir.[Ebû Hayyân&#8217;ın işaret ettiği rivayet, Müslim&#8217;in Sahih&#8217;inde anlatılmıştır. Enes (r.a.)&#8217;ten rivayet edildiğine göre, Hz. Peygamber (a.s.) çocuklarla oynarken Cebrail (a.s.) ona geldi, onu tutup yıktı. Kalbini yardı. Kalbini dışarı alarak ondan bir et çıkardı, ve dedi ki: Bu, şeytan&#8217;ın sendeki payıdır. Sonra kalbini, altın bir tas içinde Zemzem suyuyla yıkadı. Sonra onu düzeltip kapayarak yerine koydu. Çocuklar koşarak süt anasına geldiler. &#8220;Munammed öldürüldü&#8221; dediler. Sonra onu, rengi uçmuş bir halde karşıladılar. (Müslim, K. İman, 261). Enes: &#8220;Ben Rasululah (s.a.v)&#8217;in göğsünde, dikiş izini görürdüm&#8221; der.]<br />
<strong>2.</strong> Ağır yükünü senden kaldırdık.<br />
<strong>3.</strong> Sırtına ağır gelip çökerten o yükü. Tefsirciler şöyle der: Âyetteki &#8220;yükün&#8221;den maksat, Rasulullah (s.a.v)&#8217;ın, işlemiş olduğu hatalardır. Onların, Rasulullah (s.a.v)tan kaldırılmasından maksat ise, ba­ğışlanmalarıdır. Nitekim Yüce Allah meâlen, &#8220;Böylece Allah senin geçmiş ve gelecek günahlarını bağışlar&#8221;[Fetih sûresi, 48/2] buyurmuştur. Burdaki günahlardan mak­sat, isyanlar ve büyük günahlar değildir. Çünkü peygamberler suç işlemek­ten korunmuşlardır. Fakat bunlar, Hz. Peygamber (a.s)&#8217;in kendi içtihadı ile yapıpta kınandığı şeylerdir: Mazeret ileri sürdükleri zaman münafıklara cihattan geri kalma izni vermesi, Bedir esirlerinden fidye alması, A&#8217;ma İbn Ümmü Mektûm&#8217;a karşı yüzünü ekşitmesi ve benzeri şeyler. İbn Cüzeyy şöyle der: Peygamberlerin günahları küçük ve bağışlanmış olduğu halde, onlar bu günahlardan dolayı çok üzüldükleri ve pişmanlık duydukları için, onların günahları ağırlık sıfatı ile nitelenmiştir. Allah&#8217;tan çok korktukları için, bu küçük günahlar onlara çok ağır gelir. Nitekim hadiste şöyle gel­miştir: &#8220;Şüphesiz mü&#8217;min, günahını, üzerine düşmekte olan bir dağ gibi görür. Münafık ise günahını, burnu üzerinde uçan sinek gibi görür.&#8221; Devenin sırtındaki yükün ağırlığından dolayı, devenin üstündeki tahteravandan duyulan sestir.<br />
4. Senin şanım yücelttik. Dünya ve âhirette makamını yükselttik. İsmini kendi ismimizle beraber kıldık. Mücâhid der ki: Bunun mânâsı &#8220;Ben ne zaman anılırsam, sen de benimle beraber anılırsın.&#8221; de­mektir. Katâde de şöyle der: Allah onun zikrini dünya ve âhirette yüceltti. Hiçbir hatip, hiçbir teşehhüd eden ve namaz kılan yoktur ki, şöyle seslenmesin: &#8220;Eşhedü en lâ ilahe illallah ve enne Muhammeden Rasulullah&#8221; Ha­diste şöyle buyrulmuştur: Cebrail (a.s) gelip bana dedi ki: Ey Muhammed! Rabbin diyor ki: &#8220;Biliyor musun, senin zikrini nasıl yücelttim?&#8221; Ben de: &#8220;Allah daha iyi bilir&#8221; dedim. Allah buyurdu ki: &#8220;Ben anıldığımda sen de benimle beraber anılırsın&#8221; (Muhtasar-i İbn Kesîr, 3/652) Ebû Hayyân şöyle der: Yüce Allah, Peygamber (a.s)&#8217;in adını kelime-i şehadette, ezanda, kamette, teşehhüdde, hutbelerde ve Kur&#8217;ân&#8217;da birçok yerde kendi adıyla birlikte zikretti. Peygamberler ve ümmetlerinden ona iman etmelerini istedi.[Muhtasar-i İbn Kesîr, 3/652] Nitekim Şâir Hassan b. Sabit şöyle der:<br />
Müezzin, beş vakit ezanda, &#8220;eşhedü&#8221; dediği zaman, Allah, Peygam­berin ismini kendi ismine kattı. Onu yüceltmek için kendi isminden ona isim türetti. Nitekim Arş&#8217;ın sahibi Allah Mahmûd, o da Muhammed&#8217;dir.[Muhtasar-i İbn Kesîr, 3/652]<br />
5. Kuşkusuz darlıktan sonra rahatlık, sıkıntıdan sonra ondan bir çıkış yolu bulunur. Tefsirciler der ki: Hz. Peygamber (a.s) ve as­habı, müşriklerin eziyetleri sebebiyle Mekke&#8217;de sıkıntı ve darlık içinde idiler. Yüce Allah onu teselli etmek ve rahatlatmak için, sûrenin başındaki nimetleri ona saydığı gibi, burada kolaylık da vadetti ki, gönlü hoş olsun ve ümidi artsın. Sanki Yüce Allah şöyle diyor: Bu yüce nimetleri sana veren, hiç şüphesiz müşriklere karşı sana yardım edecek, dinini üstün kılacak, bu güçlüğü senin için yakında bir kolaylığa çevirecektir. Dolayısıyle bu vaadi vurgulamak için tekrarladı:<br />
6. Kuşkusuz darlıktan sonra bir ferahlık güçlükten son­ra kolaylık gelecek. Öyleyse üzülme ve dadanma. Hadiste şöyle buyrulmuştur: &#8220;Bir güçlük iki kolaylığa asla galip gelemez.&#8221;[Hakim, Beyhaki]<br />
7. Ey Peygamber! İnsanları davet görevini bitirdikten sonra, yaratıcıya ibadet etmeye çalış; dünya işlerini bitirdiğinde, kendini âhireti kazanma hususunda yor.<br />
8. İstek ve arzunu geçici dünyaya değil Allah katında olan şeylere yönelt. İbn Kesîr şöyle der: Yani, Dünya işleri ve meşgale­lerini bitirip onlarla ilgiyi kestiğinde ibadete yönel ve gönlünü dünya işle­rinden boşaltmış olarak şevkle ibadete kalk, sadece Rabbin için niyet et ve ihlasla O&#8217; nu iste.</p>
<p><strong>Edebî Sanatlar</strong><br />
Bu mübarek sûre birçok edebî sanatı kapsamaktadır. Bunları aşağıda özetliyoruz:<br />
1. Âyetinde istifhâm-i takriri vardır. Bu, Allah&#8217;ın ni­metlerini saymak ve hatırlatmak içindir.<br />
2. Âyetinde istiâre-i temsîlîyye vardır. Yüce Allah, günahları, istiâre-i temsîlîyye yoluyla, insanın sırtına yükle­nen ve onu taşımaktan âciz bırakan ağır yüke benzetti.<br />
3. Âyetinde, kelimesinin nekre getirilmesi onun büyüklüğünü ifade etmek içindir. Yüce Allah, sanki kolaylığın büyüklüğünü göstermek için onu nekre getirir. Sanki &#8220;büyük bir kolaylık vardır&#8221; demiştir.<br />
4. kelimeleri arasında cinâs-ı nakıs vardır.<br />
5. Âyetlerinde cümlenin tekrar edil­mesi, mânâsını ruhlara ve kalplere yerleştirmek içindir. Buna &#8220;itnâb&#8221; denir.<br />
6. şeklindeki âyet sonlarıyla, ve gibi ayet son­larında, uygunluğa riayet için sec&#8217;i murassa vardır. Bu da güzelleştirici ede­bî sanatlardandır. (Kaynak: Muhammed Ali Es-Sabuni, Safvetü’t-Tefasir, Ensar Neşriyat)</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.insirah.gen.tr/insirah-suresi-tefsiri.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
