<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Hikmetli Sözler &#8211; İnşirah Suresi</title>
	<atom:link href="https://www.insirah.gen.tr/category/hikmetli-sozler/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.insirah.gen.tr</link>
	<description>Gönlünüze Açılan Pencere</description>
	<lastBuildDate>Fri, 18 Dec 2020 06:50:19 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.7.1</generator>
	<item>
		<title>Hz Mevlana&#8217;dan Abdest &#8211; Acele &#8211; Acemilik &#8211; Acı &#8211; Acziyet Sözleri</title>
		<link>https://www.insirah.gen.tr/hz-mevlanadan-abdest-acele-acemilik-aci-acziyet-sozleri.html</link>
					<comments>https://www.insirah.gen.tr/hz-mevlanadan-abdest-acele-acemilik-aci-acziyet-sozleri.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 07 Sep 2020 21:00:14 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Mevlana Sözleri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.insirah.gen.tr/?p=761</guid>

					<description><![CDATA[Abdest Yüzünü yıkamayan (abdest almayan), hurilerin yüzünü göremez. Hz. Peygamber, “Namaz, ancak abdestle olur” buyurmuştur. (Mesnevî, Cilt: III, beyit nu: 3033) Abdest alırken her uzuv için ayrı bir dua okunacağı hadiste buyurulmuştur: Burnunu yıkar, burnuna su çekerken ganî olan Allah’tan cennet kokusu iste. İste de bu koku seni cennete çeksin götürsün. Gül kokusu, gül bahçesinin [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Abdest</strong><br />
Yüzünü yıkamayan (abdest almayan), hurilerin yüzünü göremez. Hz. Peygamber, “Namaz, ancak abdestle olur” buyurmuştur. (Mesnevî, Cilt: III, beyit nu: 3033)<br />
Abdest alırken her uzuv için ayrı bir dua okunacağı hadiste buyurulmuştur:<br />
Burnunu yıkar, burnuna su çekerken ganî olan Allah’tan cennet kokusu iste. İste de bu koku seni cennete çeksin götürsün. Gül kokusu, gül bahçesinin delilidir. (IV, 2213-2215)<br />
Su ile alınan abdestin yüzlerce aydınlığı, nûru, ferî vardır, ama su olmazsa teyemmüm edilir. (V, 3746)</p>
<p><strong>Acele-Teenni</strong><br />
<em>Teenni: ilerisini düşünerek acelesiz, dikkatli davranma.</em><br />
Acele, şeytanın hilesidir. Sabır ve tedbir, Allah’ın lütfü. (V, 2570)<br />
Hilâl, gerçekte noksanlık kabul etmez; görünüşteki bu noksanlık, yavaş yavaş dolunay hâline gelmek, olgunluk kazanmak içindir. Ay, geceye, yavaş olma konusunda ders verir; sıkıntının yavaş yavaş aşılacağını işaret eder ve şöyle der: “Ey ham, aceleci kişi! Dama dayanan merdivenden basamak basamak çıkılır. Ey tencere yavaş yavaş, ustaca kayna! Delice kaynayan yemek, lezzedi olmaz.”<br />
Allah’ın, âlemi bir kere “Kün!” (Ol!) demekle yaratmaya gücü yetmez miydi? Bundan şüphen mi var? Peki, bu yaratma niçin altı gün sürdü? Her gün de tam bin yıl kadardı. Niçin çocuk, dokuz ayda yaratılmakta? Çünkü Allah’ın âdeti bir şeyi yavaşlıkla yapmaktır. Neden Adem’in yaratılması kırk sabah sürdü; o balçığı niçin yavaş yavaş insan hâline getirdi (düşün)? Allah, senin gibi aceleci değildir a ham adam&#8230; (VI, 1209-1217)</p>
<p><strong>Acemilik-Tecrübe</strong><br />
Yüz türlü oyun görüp, yüz türlü tecrübe geçirip âkıbeti gören kişi, bir tek oyun görene benzemez. (II, 1978)<br />
Eski ve tecrübe görmüş akıl, sana yeni bir baht bağışlar. (III, 147)<br />
Yüzme bilenin hareketsiz durması, aceminin elle ayakla savaşmasından iyidir. Acemi, elini ayağını oynatır durur, fakat boğulur. Yüzme bilense denizdeki dalgıç gibi yüzer durur. (VI, 3879-3880)</p>
<p><strong>Acı-Tatlı</strong><br />
Sevgi, acıları tatlıya çeker, tatlılaştırır. Çünkü sevgilerin aslı, doğru yola götürmedir. Kahır ise, tatlıyı acılığa çeker. Acı ile tatlı bir arada bulunur, bağdaşır mı? Acı tatlı; bu gözle görünmez. Basiret ehli, onları, âkıbet penceresinden görmeyi bilir. Akıbeti gören göz, doğruyu görebilir. Ahiri gören göz ise gururdan, körlükten ibarettir. Nice tatlılar vardır ki şeker gibidir, fakat o şeker içinde zehir gizlidir. Aklı en üstün, anlayışı en keskin olan, kokudan anlar. Öbürüyse ancak dudağına, dişine değince fark eder. (I, 2580-2585)<br />
Su, koruk içinde ekşidir; fakat üzüme gelince tatlılaşır, güzelleşir. Sonra küpün içine girince acır, haram olur. Sirke olunca ne güzel katıktır! (I, 2601-2602)<br />
Her güzel ve tatlı şey, (hasta) insana kötü ve acı gelir. İnsan âb-ı hayat içse ateş sanır. (III, 2685)</p>
<p><strong>Acziyet</strong><br />
Kasırga, birçok ağaçlan kökünden sökerse de alçacık bir ota ihsanda bulunur. O sert rüzgâr, otun zayıflığına acır. Gönül, artık sen de kuvvetten dem vurma. Balta, ağaçların, dalların çokluğundan, sıklığından hiç korkar mı? Hepsini paramparça eder, kesip biçer. Fakat bir ota saldırmaz. Neşter yaradan başka yere vurulmaz. (I, 3325-3328)<br />
İnsan her zaman yoksulluk duygusu içinde yaşamalıdır. Güzel, gösterişli, pahalı elbiseler giymemelidir. Çünkü yoksulluğa sabretmekten kurtulunca benliğe kapılır, başköşeye geçmek is¬ter. İnsan, güçsüz olmalıdır. Yumruğu kuvvetli, tırnağı sivri olur¬sa ne din düşünür ne de doğruluk. İnsanın belâlar içinde olması daha iyidir. Çünkü insanda bulunan nefs-i emmâre, Allah’ın verdiği nimetlere karşı nankördür; insanın yolunu şaşırtır, sapıklığa düşürür. (VI, 4794-4796)</p>
<p>Kaynak: Mevlana&#8217;dan Düşündüren Sözler, Şaban Karaköse, Yediveren</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.insirah.gen.tr/hz-mevlanadan-abdest-acele-acemilik-aci-acziyet-sozleri.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Zühd ve Zahid ile İlgili Sözler</title>
		<link>https://www.insirah.gen.tr/zuhd-ve-zahid-ile-ilgili-sozler.html</link>
					<comments>https://www.insirah.gen.tr/zuhd-ve-zahid-ile-ilgili-sozler.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 28 Jun 2020 14:03:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Allah Dostlarından Sözler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.insirah.gen.tr/?p=747</guid>

					<description><![CDATA[Dünyâya sevgi ve arzuyla bakanın kalbinden, Allahû Teâlâ zühd ve yakin nurunu söküp atar. – Ahmed bin Ebü’l-Havari (k.s.) Üç şey vardır ki, bunlar veli kulda arttıkça, güzel halleri artar: Makamı yükseldikçe, tevâzusu artar. Malı çoğaldıkça, cömertliği artar. Ömrü uzadıkça, hizmeti artar. – Ahmed bin Ebu Verd (k.s.) Zühd; Ellerin maldan, kalplerin tama&#8217;dan hali olmasıdır. [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Dünyâya sevgi ve arzuyla bakanın kalbinden, Allahû Teâlâ zühd ve yakin nurunu söküp atar. – Ahmed bin Ebü’l-Havari (k.s.)</p>
<p>Üç şey vardır ki, bunlar veli kulda arttıkça, güzel halleri artar:</p>
<ol>
<li>Makamı yükseldikçe, tevâzusu artar.</li>
<li>Malı çoğaldıkça, cömertliği artar.</li>
<li>Ömrü uzadıkça, hizmeti artar. – Ahmed bin Ebu Verd (k.s.)</li>
</ol>
<p>Zühd; Ellerin maldan, kalplerin tama&#8217;dan hali olmasıdır. – Cüneyd Bağdadi (k.s.)</p>
<p>Hz. Ömer der ki: Kulluğu dört şeyde buldum:</p>
<ol>
<li>Allah&#8217;ın emirlerini yerine getirmek,</li>
<li>Allah&#8217;ın yasaklarından sakınmak,</li>
<li>Allah&#8217;tan ecir umarak emr bi&#8217;l maruf yapmak</li>
<li>Gadab-ı İlâhiden sakınarak nehy ani&#8217;l münker yapmak</li>
</ol>
<p>Ben hayrı dört şeyde buldum:</p>
<ol>
<li>Nâfilerle Allah sevgisine ermeye çalışmak,</li>
<li>Ahkâm-ı İlâhinin ifâsında sabır,</li>
<li>Allah&#8217;ın takdirine rızâ,</li>
<li>Nazar-ı İlâhiden hayâ. – Hz. Osman (r.a.)</li>
</ol>
<p>&#8220;Âbid ve zahitlerin zikr-i ilâhiye çokça devam etmeleri, dünyayı kendilerinden uzaklaştırmak içindir. Zira onlar Allah&#8217;ı andıkça, dünya onlardan uzaklaşır; zikirden ayrıldıkça da onlara sokulur&#8221;. – Süfyan bin Uyeyne (r.a.)</p>
<p>Allah&#8217;ın o âbid ve zahit kulları ile sizin aranızda çok fark var! Onlar, dünya kendilerine teveccüh etmişken ondan kaçtılar! Size gelince&#8230; Dünya size arka çevirdiği halde, siz onun peşine düşmüş gidiyorsunuz. – İbrahim bin Ethem (k.s.)</p>
<p>Kişinin sözde zâhid olduğuna bir alâmet de şudur: &#8220;Birisi kendisine ziyafet vereceği zaman, İbrahim Aleyhisselamın cömertliğinden bahseder. Kendisi başkasına ziyafet verdiği zaman ise, İsa Aleyhisselam&#8217;ın zâhidliğinden bahseder&#8221;. – Hahim el-Leffaf (k.s)</p>
<p>Kıyamet günü Allahü Teâlâ&#8217;nın yakınları, vera ve zühd sahipleridir. – Ebu Hureyre (r.a.)</p>
<p>Dünya adamları seni kötüledikleri veya övdükleri zaman, kalbleri mühürlenmiş bu kimselerin bu sözlerini birer hurafe say! Unutma ki, kişinin zühde hevesi olduğu halde kazançla meşgul olması zâhid olduğu halde kazanca heves duymasından daha hayırlıdır. – Yahya Bin Muaz (r.a.)</p>
<p>Bir kimse, &#8220;insanların en hayırlısı, zâhid (dünyaya eğilmeyen) kişidir&#8221; diye yemin etmiş olsa, ben ona, sözünün doğru olduğunu ve bu yeminine keffâret gerekmediğini söylerim&#8221;. – Ebu’d-Derda (r.a.)</p>
<p>Hakikî zâhid, zühd ve takvasını bilfiil gerçekleştirendir. Zâhirde zâhid görünen ise, fiiliyatsız mücerred söz ile zâhitlik yapmak ister. – Şakik Behi (k.s)</p>
<p>&#8220;Dünya hakkında zühd sahibi olmakta en ileri olan kimse, insanların iyi amel bakımından en ileri olanıdır!&#8221; – Abdullah bin Mesud (r.a.)</p>
<p>&#8220;Dünya hakkında zühd ve kanaât sahibi olmak kadar şeytanın belini kıran bir şey yoktur!&#8221; – Hammad bin Zeyd (r.a.)</p>
<p>&#8220;Ey arkadaşlar! Geliniz, insanların, hakkında tevbe etmeyi bıraktıkları bir günahtan tevbe edelim?&#8221; Ona, &#8220;Nedir, bu günah?&#8221; diye sorulunca, şöyle dediki: &#8220;Dünyayı sevmek! İleride öyle insanlar gelecek ki, kalblerini tamamen dünya sevgisiyle dolduracaklar. Hattâ dünyaya ve dünyâ adamlarına tapacaklar. – Vehb bin Münebbih (r.a.)</p>
<p>Biz öyle kimselere yetiştik ki, onlara göre dünya; sahibine iâde edilmek üzere emânet edilmiş bir şey idi. Kolayca ve hafifçe âhirete göçmeleri de bundandı. – Hasan Basri (k.s.)</p>
<p>Zühd, kulların Allahû Teâlâ&#8217;ya yönelmeleridir. – Sehl bin Abdullah Tüsteri (k.s.)</p>
<p>Haramlardan sakın ve dünyâya düşkün olma. Zühde, ibâdet etmek niyetiyle sarılmalı, yoksa kendisinin zühd sahibi olduğunu gösterip, dünyalıklara kavuşmak için onu vesile etmemelidir. – Hayr Bin Kays El-Harrani (k.s.)</p>
<p>Zahid, dünyaya gönül bağlamadığı için, insanların en akıllısıdır. –İmam-ı Rabbani (k.s.)</p>
<p>Zühd; dünyayı küçük görüp, onun sevgisini kalbden silmektir. – Rüveym Bin Ahmed (k.s.)</p>
<p>Haramı terk etmek vâcibdir. Şüphelileri terk etmek sünnettir. Buna takva denir. Zühd, helâlin azıyla kanaat etmektir. Verâ mübahları ihtiyaç miktârı kullanmaktır. Bu zâhire âit zühddür. Bir de mânevi zühd vardır. O ise dünyâ sevgisini terk etmek gönlü dünyâ sevgisinden temizlemek ve âhiret ile meşgul olmaktır. – Safiyyüddin Erdebili (k.s.)</p>
<p>Bir müslüman, Allahû Teâlâ&#8217;nın emir ve yasaklarına ne kadar dikkat edip tatbik ediyorsa, Allahû Teâlâ da onu o derece aziz eder. Diğer müslümanların kalbine de onun sevgisini verir. – İbrahim-i Havvas (k.s.)</p>
<p>Zahid; dünya kendisinin olsa sevinmeyen, elinden çıksa mahzun olmayan kimsedir. Zühd sultanı, insanların sultanından daha büyüktür. Çünkü, insanların sultanı onları ancak sopayla toplayabilir. Zahid ise, insanlardan kaçar; fakat insanlar onu takib ederler. – Abdullah İbn-i Mübarek (r.a.)</p>
<p>Zühd; az olsun, çok olsun, dünyanın malından, hoşa giden şeylerinde ve makamlarından uzak kalmaktır. – Necmüddin Kübra (k.s.)</p>
<p>Kul ile Allah arasında dört deniz vardır. Kul bu denizleri geçmeyince Allah’a ulaşamaz. İlk deniz dünyadır, onun gemisi zühddür; ikincisi, halktır, Onun gemisi uzlettir; üçüncüsü nefistir, onun gemisi dileğini reddetmektir; dördüncüsü İblis (şeytan)tir, onun gemisi kendisini düşman bellemektir. – Cüneyd Bağdâdî (k.s.)</p>
<p>Zahid o kimsedir ki, eline hiç birşey geçmese bile gönlü hoş olur ve rızık dolayısıyla endişe etmez. – Ebû Bekir Kettânî (k.s.)</p>
<p>Akıllının dünyayı talebi, cahilin onu terkinden zühde daha yakındır. – Yahya bin Muaz (k.s.)</p>
<p>Zühd, elleri mal ve mülkten, kalbleri mal ve mülk isteğinden uzak tutmaktır. – Cüneyd-i Bağdâdi (k.s.)</p>
<p>Zahidlik helale karşı olur; harama gelince o bir ateştir. Ona ancak ölüler el uzatır. – Ömer ibn-i Abdülaziz (k.s.)</p>
<p>Zahid olmak, kanaat sahibi olmaktır. Yoksa kuru ekmek yemek ve aba giymek zühd değildir. &#8211; Süfyan-ı Sevri (k.s.)</p>
<p>Zühd, lüzumlu olanı terketmektir. Terkedilmeyen zaruri varlık Allah&#8217;dır. Zühd üç maddedir. Azlık, halvet, açlık. – Yahya b. Muaz (k.s)</p>
<p>Zühd, mülk olan bir şey elden çıkınca rahatlık bulmaktır. – İbn Hafif(k.s)</p>
<p>Zühd, Hak Teâlâ ile meşgul olmana mani olan herşeyi terk etmektir. – Ebu Züleyman Darani (k.s)</p>
<p>Bu dünya zindandır. Biz de zindandakileriz. Dünya nedir? Allah&#8217;tan gaflet etmek. Kumaş, gümüş, oğul, kadın dünya değildir&#8230; Gemiye dolan su gemiyi batırır. Fakat altındaki su onu yüzdürür. – Hz. Mevlana (k.s.)</p>
<p>Her vakit, Allahû Teâlâ&#8217;yı zikr etmek lâzımdır. Kalpte başka hiçbir şeye yer vermemelidir. Yerken, içerken, uyurken, gelirken, giderken hep zikir yapmalıdır. – İmam-ı Rabbani (k.s)</p>
<p>Zühd ve fıkhı terkederek kelâmda yetinen zındıklaşır. Kelam ve fıkhı bir tarafa koyarak zühd ile iktifa eden bidatlere vesile olur. Nihayet kelam ve zühdsüz bir fıkıhla yetinen fasıklaşır. – Ebu Bekr Verrak (k.s.)</p>
<p>Bir adam şeriata uygun olmayan tarzda velev beşyüz sene ibâdetle meşgul olsa, ibâdeti kendine reddedilir. Sevap kazanmadığı gibi, günahı mucib olur. Dinini, bilen fakihin kıldığı iki rek’at namaz, dinini bilmeyen dervişin kıldığı iki bin rek’attam efdaldir. – Ahmed Rufai (k.s.)</p>
<p>Zühd üç çeşittir. Avamın zühdü, haramları terk; havâssın zühdü, helallerin fazlasını terk; Ariflerin, zühdü de, kalbi Allah&#8217;tan meşgul edecek şeyleri terktir. – Ahmed bin Hanbel (k.s.)</p>
<p>Zühd, Allah&#8217;tan meşgul eden şeyi terktir. – Ebu Süleyman e-Darani (k.s.)</p>
<p>İlim ganimettir. Sükût kurtuluştur. Halktan bir şey ummamak rahatlıktır. Zühd, dünyâya düşkün olmamak âfiyetidir. Bir göz açıp kapayacak kadar Allahû Teâlâ’yı unutmak, O&#8217;nun verdiği emânete hıyanettir. – Ebu Midyen Mağribi (k.s.)</p>
<p>Zühd, Allahu Teala ile meşgul olmana mani olan her şeyi terk etmektir. Dünyanın hiç olduğunu bilmeyen, zühd sahibi olamaz. – Ebu Süleyman Darani (k.s.)</p>
<p>KAYNAK: Allah Dostlarından Yaşayan Sözler, Muzaffer Taşyürek, Hacegan &#8211; İsmail Özcan, Özlü Sözler</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.insirah.gen.tr/zuhd-ve-zahid-ile-ilgili-sozler.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hz. Ali&#8217;den Hikmetli Sözler</title>
		<link>https://www.insirah.gen.tr/hz-ali-sozleri.html</link>
					<comments>https://www.insirah.gen.tr/hz-ali-sozleri.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 27 Jun 2020 10:16:32 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Allah Dostlarından Sözler]]></category>
		<category><![CDATA[Hikmetli Sözler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.insirah.gen.tr/?p=739</guid>

					<description><![CDATA[İlmin kapısı Hz. Ali (k.v.)&#8217;nin hikmetli sözlerinin bir araya getirildiği Makâlât-ı Hikemiyye eserinden derlediğimiz Hz. Ali (k.v.) Sözleri ile sizleri baş başa bırakıyoruz. * * * Sözü kimin söylediğine bakma, ne söylediğine bak. En büyük zenginlik akıldır. Akıllıların çekişmelerinin çoğu hırs şimşeklerinin altındadır. Ahmağın kalbi ağızındadır. Akıllı kimsenin dili kalbinin ötesindedir. Dili tatlı olanın arkadaşları [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İlmin kapısı Hz. Ali (k.v.)&#8217;nin hikmetli sözlerinin bir araya getirildiği Makâlât-ı Hikemiyye eserinden derlediğimiz Hz. Ali (k.v.) Sözleri ile sizleri baş başa bırakıyoruz.</p>
<p style="text-align: center;">* * *</p>
<p><strong>Sözü kimin söylediğine bakma, ne söylediğine bak.</strong></p>
<p>En büyük zenginlik akıldır.</p>
<p><strong>Akıllıların çekişmelerinin çoğu hırs şimşeklerinin altındadır.</strong></p>
<p>Ahmağın kalbi ağızındadır.</p>
<p><strong>Akıllı kimsenin dili kalbinin ötesindedir.</strong></p>
<p>Dili tatlı olanın arkadaşları çok olur.</p>
<p><strong>İştahla sıhhat bir arada bulunmaz.</strong></p>
<p>Olayların sonunu inceden inceye düşünen kimse cesaret gösteremez.</p>
<p><strong>Kerim kimsenin acıktığı zaman, alçak kimsenin ise doyduğu zaman saldırısından kaçının.</strong></p>
<p>Kişi dilinin altında gizlenmiştir, elbisesinin altında değil.</p>
<p><strong>Kendisini ilgilendirmeyen şeyi isteyen, kendisini ilgilendiren şeyi kaybeder.</strong></p>
<p>En büyük düşman hilesi gizli olandır.</p>
<p><strong>Başa gelen bela anında sabırsızlık daha büyük sıkıntı doğurur.</strong></p>
<p>Sorumlu kimse birşey vaad etmedikçe hürdür.</p>
<p><strong>İnsanın yalnız kalması, kendini beğenmesindendir.</strong></p>
<p>Edebin en iyisi güzel ahlâktır.</p>
<p><strong>Bir miktar nimete kavuştuğunuzda az şükür nedeniyle daha çoğunu kaçırmayınız.</strong></p>
<p>Haddini bilen kimse helâk olmaz.</p>
<p><strong>Şeref ile kötü ahlâk bir arada bulunmaz.</strong></p>
<p>Çok ümit, yoksunluğa sebep olur.</p>
<p><strong>Susmak altın, konuşmak ise gümüştür.</strong></p>
<p>Dünyada galip olan ancak sabredendir.</p>
<p><strong>Sadakat ve cömertlik şeref ve yüceliğin aynasıdır.</strong></p>
<p>Yumuşak huyluluk ve tevazu rahatın kaynağıdır.</p>
<p><strong>Nezaket ve zarafet saadetin anahtarıdır.</strong></p>
<p>İnsanın yaptıkları ruhi durumlarının aynasıdır.</p>
<p><strong>Mutlu kimse, bir başkası sebebiyle nasihat alandır.</strong></p>
<p>Akıl tamam olunca söz azalır.</p>
<p><strong>Sabır, selamet yurdunun anahtarı ve her musibetin ilacıdır.</strong></p>
<p>Sükûtun heybetini ucuz söz ile satma.</p>
<p><strong>Öfkesinin yutan kurtuluşa erenlerdendir.</strong></p>
<p>İlim, sahibine iyilikler ve faziletler meyvesi veren bir ağaçtır.</p>
<p><strong>Hiddete karşı sükût gibi bir ilaç yoktur.</strong></p>
<p>Akıl ve tedbiri bozan şeyler ikidir: Birincisi; acele etmek, İkincisi ise; meydana gelmesi mümkün olmayan şeyi istemektir.</p>
<p><strong>Kibir ile övgü bir arada bulunmaz.</strong></p>
<p>Zulüm ile zafer bir arada bulunmaz.</p>
<p><strong>Geçmişten ibret alanlar, buldular.</strong></p>
<p>Sınırlar, verilen sözleri yerine getirmek, var olana razı olmak ve kaybedilene sabır göstermekle korunabilir.</p>
<p><strong>Küçüklüğünde öğrenmek taşa kazımak, yaşlılıkta öğrenmek suya yazı yazmak gibidir.</strong></p>
<p>Gencin kalbi boş araziye benzer, ona ne ekersen onu kabul eder.</p>
<p><strong>Sana güvenmeyene sen de güvenme.</strong></p>
<p>Dört şey kişinin ferasetine delalet eder ve halkın muhabbetini kazandırır: Ceza vermede ağır hareket etmek, mükâfat vermede acele davranmak, doğru yolu göstermek ve konuşmada doğru sözlü olmak.</p>
<p>Kötülere merhamet etme. Zira bu davranış iyi kimselere zulümdür.</p>
<p><strong>Kötü ahlâk sahibi ancak kabrinde rahat eder.</strong></p>
<p>Bir konuyu iyice araştırmaya üç şey engeldir: Acelecilik, hiddet ve şehvet.</p>
<p><strong>Ya hayır söyle ya da sus.</strong></p>
<p>Gerçek dost arayan dostsuz kalır.</p>
<p><strong>Sadakatin mükâfata ihtiyacı yoktur. Zira zaten onun hakikatinde mevcuttur.</strong></p>
<p>Çoğu kere fazilet sahibi olup tecrübesi olmayan hata eder.</p>
<p><strong>İnsan sıhhatini korumaya daha fazla dikkat etmesi gerekir. Çünkü her gayenin gerçekleşmesi sıhhatin varlığına bağlıdır.</strong></p>
<p>Küfran-ı nimet etme. Çünkü küfran-i nimet kötülüklerin anasıdır.</p>
<p><strong>Nasihat gerçek bir ilaçtır. Onu içen kimse gerçekten kötü ahlâk hastalıklarından şifa bulur.</strong></p>
<p>Güzel tedbir insana hâkim olursa asla bir tehlike ortaya çıkmaz.</p>
<p><strong>Üç şey aklı güçlendirir: Birincisi zeki kimselerle müşavere, İkincisi tecrübe, üçüncüsü güzel ihtiyat. Bu üç şeyi aynı şekilde üç şey bozar. Birincisi istibdad, İkincisi acelecilik ve üçüncüsü ise tembelliktir.</strong></p>
<p>İnsanî ahlâkla bezenmiş olan kimse sevdiğinin değil düşmanının bile kalbini kırmaz.</p>
<p><strong>Akılsız bir kimseyi akıllılar meclisinde görürsen sakın oturma. Çünkü gül suyu ile bile dolu olsa şayet havuza köpek düşerse necis olur.</strong></p>
<p>Sabır, selamet yurdunun anahtarıdır ve her hastalığın ilacıdır.</p>
<p><strong>Akıl ve dirayetin varsa, kusurların, başkalarının kusurlarını görmeye engel olur.</strong></p>
<p>Üzüntü ve keder anında sığınabileceğin bir dost edin.</p>
<p><strong>İnatçı bir cahile ikna edici bir cevap vermek istersen, ona susmakla karşılık ver.</strong></p>
<p>Tevazu ağacı diken selamet meyvesi toplar. Selamet meyvesinden daha lezzetli hiçbir meyve yoktur.</p>
<p><strong>İnsanlar arasında güzel anılmayı istersen onların söylediklerine sabret. Onları uzaklaştırmak istersen, güzel karşılık verme silahıyla uzaklaştır.</strong></p>
<p>Her şey ifrat ve tefrit ile silinir. Bu sebeple aslandan kaçar gibi bunlardan kaç.</p>
<p><strong>Dostuna ve düşmanına güzel davranan kimse, dostunun kendisine karşı sevgisini artırmış, düşmanın düşmanlığını azaltmış olur.</strong></p>
<p>Kim insanlara zarar verirse bil ki, yaptığı şey başına gelir.</p>
<p><strong>İyi yürüyüşlü ve uyumlu ol. Çünkü sen Allah Teâla’nın azabından özür ve tevbe sebebiyle kurtulabilirsin, ama insanların dilinden kurtulamazsın.</strong></p>
<p>Tamahkâr kimsenin malından istifade etmek isteyen, batan güneşten aydınlanmak isteyen gibidir.</p>
<p><strong>Kadınlara aşırı düşkünlük kınanma ve pişmanlığa sebep olur.</strong></p>
<p>Gerektiği gibi hatalarının farkına varmak istersen, onları dostlarından değil düşmanlarından sor.</p>
<p><strong>Sen söylemen gerekeni söyle, kabul olunmazsa sana bir sorumluluk yoktur.</strong></p>
<p>Sana yapılmasını istemediğin şeyi başkalarına yapma.</p>
<p><strong>Yetimi ağlatmak gibi hiçbir zulüm yoktur.</strong></p>
<p>Eğer söz söyleyenlerden değilsen, dinleyenlerden ol.</p>
<p><strong>Kabiliyetli kimse, akıllıların sohbetinden güzel ahlâk ve razı olunan huylar öğrenen kimsedir.</strong></p>
<p>Gerçek devlet ve sonsuz saltanat şüphesiz kanaattir.</p>
<p><strong>İçine atılan şeylerle rengi değişmeyen deniz gibi ol.</strong></p>
<p>Çok sevdiğin kimsenin kötülüğünden kork.</p>
<p><strong>İstişare doğruya ulaşmada gerçek bir ışıktır.</strong></p>
<p>İyilik sahibine karşı kötü muamele gibi alçaklık yoktur.</p>
<p><strong>Merhametsiz, vicdansız ve sevgi yoksunu bir kimse ile ölü arasında ne fark vardır?</strong></p>
<p>Lokman’a soruldu, denildi ki, edebi kimden öğrendin? Şöyle cevap verdi: Edepsizlerden, ben onların akıl dışı bir şey yaptıklarını gördüğümde ondan kaçınırdım.</p>
<p><strong>Dostunun ziyaretine gittiğinde, sana yeter deninceye kadar oturma.</strong></p>
<p>Layık olduğundan daha fazla övgü isteyen kimse, kendisi için sıkıntı kuyusu kazmış olur.</p>
<p><strong>İtaat yüceliğin miracıdır.</strong></p>
<p>Gördüğün iyiliği unutma.</p>
<p><strong>Övgüye layık olanı, yüzüne karşı değil gıyabında överim.</strong></p>
<p>Dilini serbest bırakan büyük belalara yakalanır.</p>
<p><strong>Gençlikte şehvet büyük bir düşmandır, ondan kendini kurtaramayan diğer düşmanlardan kurtaramaz.</strong></p>
<p>Dil, cismi küçük bir yırtıcı aslandır. Onu bağını sağlam bir ip ile bağlayın.</p>
<p><strong>Kanaatkâr köle hürdür. Tamahkâr hür bir insan ise köledir.</strong></p>
<p>Gerçek dost vefa ile süslenen ve eziyet vermekten uzak durandır.</p>
<p><strong>İlim, sahibine iyilikler ve faziletler meyvesi veren bir ağaçtır.</strong></p>
<p>Edebi isteyiniz. Çünkü o aklın maddesi, mürüvvetin kılavuzu, gurbette arkadaş ve yalnızlık anında dosttur.</p>
<p><strong>Kazanılan şeylerin en değerlileri ilim ve edeptir. Çünkü ilim ve edep tükenmeyen bir hazine ve sönmeyen bir ışıktır.</strong></p>
<p>Doğru fikir sahibi, kendisini ilgilendirmeyen şeyleri söylemekten kaçınan kimsedir.</p>
<p><strong>En büyük cesaret, şehvete karşı galip gelmektir.</strong></p>
<p>Herkese karşı sevgi gösteren iyi bir hayat sürer.</p>
<p><strong>Güzel konuşmak bir sanat değildir. Ancak sanat, susmayı seçmeyi bilmektir.</strong></p>
<p>Bir düşmanda bir kötülük görürsen, ona iyilik yaparak ve iyi davranarak kendinden uzaklaştır.</p>
<p><strong>Haset eden kimseye, kendi iç dünyasında bulduğu kötü ahlâkın karanlıklarının verdiği üzüntüler ceza olarak yeter.</strong></p>
<p>Olgun kişi, herkesin iyiliğini isteyen kimsedir.</p>
<p><strong>Düşmanın sana eziyet veren şey söylerse, sen onu memnun edecek şey söyle.</strong></p>
<p>Kendisinin kusurunu görüp, başkasının kusurunu görmeyen kimse gibi akıllı ve zeki kişi yoktur.</p>
<p><strong>Kurtuluş kalesine girmek istersen, gücün yettiği oranda sözünü azalt.</strong></p>
<p>Dost, sana gittiği yol yanlıştır, dikkat et, diyen kimsedir.</p>
<p><strong>Düşman, doğru yolda olmadığın halde sana gittiğin yol doğrudur diyen kimsedir.</strong></p>
<p>Akıllı kimsenin hiddeti amelinde, ondan başkasının hiddeti sözündedir.</p>
<p><strong>Seni çok öven kimseye güvenme. Çünkü seni nerdeyse çok kötülemek üzeredir.</strong></p>
<p>Üzüntüden kaçının. Çünkü o hastalık doğurur.</p>
<p><strong>Çoğu kez ummadığın kimsenin nasihatinden istifade edersin.</strong></p>
<p>Senin gerçek dostun, sana edebi öğreten kitabındır.</p>
<p><strong>Çirkin şeyler yapmaya bir kez olsun bile cesaret etme. Çünkü alışmak büyük bir beladır.</strong></p>
<p>Vatanını sevmeyen ve vatandaşlarının iyiliğini istemeyen insan değildir.</p>
<p><strong>İnsanın hırsı ve tamahkârlığı ölçüsünde zilleti olur.</strong></p>
<p>Aciz kimseye baskı yapmak uygun değildir. Çünkü ancak alçak kuş, taneyi karıncadan kapıp alıverir.</p>
<p><strong>Düşmanının vereceği zarardan korkarsan ona iyilik et.</strong></p>
<p>Kötülere iyilik pişmanlıktır.</p>
<p><strong>Başarılı kimse, kendini düşündüğü gibi kardeşlerini de düşünür.</strong></p>
<p>Gerçek zenginlik istersen kanaati iste. Çünkü o benzeri olmayan bir devlet ve saadettir.</p>
<p><strong>Dosdoğru olursan düşmanına seni karalamaya alan kalmaz.</strong></p>
<p>Cahil kimsede bir hayır varsa o da susmaktır.</p>
<p><strong>Genellikle kötülükte aşırılık, iyilikte aşırılıktan doğar. Bu yüzden mutedil ol. Sıkıntıya düşmemek için itidal sınırını aşma.</strong></p>
<p>Faziletlerin en yücesine ulaştıran ancak tevazudur.</p>
<p><strong>Hiddet bir çeşit deliliktir.</strong></p>
<p>Vakitler kıymetlidir. Ve insanlar kıymetini bilmiyorlar.</p>
<p><strong>Düzen silsilesinin elinde olmasını istersen, ikbal hususunda tamahkâr olma.</strong></p>
<p>Yalancı doğru söylese de söylediği doğru kabul edilmez.</p>
<p><strong>Ey kardeş! Yaptığın iyiliği değil, sana yapılan iyiliği hatırla.</strong></p>
<p>Akıllı kişi ihtilaf olan yere yaklaşmaz.</p>
<p><strong>Terbiye edilmesi mümkün olmayan kimseyi terbiye etmeye çalışma.</strong></p>
<p>Mazlumun kalbini kırmaktan kork. Çünkü o sana sirayet eder.</p>
<p><strong>Nimet sahibine yüz çevirmek suretiyle nankörlükten daha büyük hiçbir şey yoktur.</strong></p>
<p>Çalışan ufkunu genişletir.</p>
<p><strong>İyice düşünmeden konuşma. Çünkü bazı söz insanı öldürür.</strong></p>
<p>Kötü ahlâklı kimse hiçbir şekilde rahat edemez.</p>
<p><strong>Kızgın kimse vaktinin çoğunda sıkıntı içindedir.</strong></p>
<p>Dünyada Hakk’ın gazab ettiği ve halkın nefret ettiği biri varsa işte o kibirli olan kimsedir.</p>
<p><strong>Gençliğinde hayır için çalışırsan, ihtiyarlığında senin için gerekli olan şeyleri elde etmiş olursun.</strong></p>
<p>Kıymetsiz kimse kendi rahatı için başkasının yorulmasını seçendir.</p>
<p><strong>Uygun olmayan bir şey duyduğunda ya da işittiğinde, hiddetinin yularını bırakma. Böyle yaparsan seni tehlikeye atar.</strong></p>
<p>Kuşkusuz bir gün mutlaka sadakatin neticesi ve onun övülen eserleri ortaya çıkacaktır.</p>
<p><strong>Hıyanetin alameti sırrı açıklamaktır.</strong></p>
<p>Düşmanına gücün yettiğinde, ona gücün yettiğine bir teşekkür olarak onu bağışla.</p>
<p><strong>Mal ile iyilik yapamıyorsan söz ile iyilik yap.</strong></p>
<p>İlimleri ve bilgileri öğrenip gereğince amel etmeyen kimse, toprağı ekin için hazırlayıp tohum ekmeyen kimse gibidir.</p>
<p><strong>Ayıplarının farkına varmak için kendinle mücadele etmiyorsan, ayıplarını görmek için başkasıyla da çekişme.</strong></p>
<p>Vakarlı cesur kimseden korkma. Bilakis Allah Teâlâ&#8217;dan korkmayandan kork.</p>
<p><strong>Seviyesiz kimseden iyilik bekleme. Çünkü zehir ağacı iyi meyve vermez.</strong></p>
<p>Seviyesiz kimseye nazik davranırsan kibri ve fesadı artar.</p>
<p><strong>Güçsüz kimselere mukavemet etmekten elini çek. Çünkü onlar galip gelirlerse utanırsın.</strong></p>
<p>Dalkavuktan sakın. Çünkü o arı gibidir, ağızında bal, kuyruğunda ise zehir vardır.</p>
<p><strong>İkbal zamanında dost görünenlerin emniyet yularını bırakma. Bilakis zor günlerde dost görünenlere (emniyet yularını) salıver.</strong></p>
<p>Söz yaralayıcı bir alettir. Onunla yaralanan iyileşmez.</p>
<p><strong>Bir kimsenin durumunu bilmek istersen onu yüksek bir makama tayin et. Kötülüğünü kibrinden, iyiliğini tevazuundan anlarsın.</strong></p>
<p>Düşmanı küçük görme. Çünkü büyük dağ,  bazen küçük taşlardan meydana gelir.</p>
<p><strong>Letafet faziletin ruhudur. İnsan onun sayesinde izzete ve ihtirama erişir.</strong></p>
<p>Fakirlere zulmetmeye yönelirsen mükâfat bekleme. Çünkü çiftçi ancak ektiğini biçer.</p>
<p><strong>Senden korkan kimseden kork. Çünkü yılan çobandan korktuğu için ona zarar vermeyi ister.</strong></p>
<p>Alacağın cevaptan utanmaman için düşünmeden herhangi bir söz söyleme. Akıllı kimse için utanmak ise, ölümden beterdir.</p>
<p><strong>İnsanın dünyada cehennemi kötü eştir.</strong></p>
<p>Eğer kendine nasihat edersen, hiçbir kimseden nasihat dinleme ihtiyacı duymazsın.</p>
<p><strong>Neşeli ve mutlu olmak istersen hiçbir kimsenin aleyhinde asılsız söz söyleme.</strong></p>
<p>Çalışmayan öğrenci parasız müşteri gibidir. Amelsiz âlim meyvesiz ağaç gibidir. Bilgisiz gezgin ise kanatsız kuş gibidir.</p>
<p><strong>Ahmaklarla düşüp kalkan kimse onların ahlâklarıyla ahlâklanır.</strong></p>
<p>Yetersizlikten kurtulamayan kimse, başkalarının eksikliklerini işitmekten haz alır.</p>
<p><strong>Dostlarının kalbini kırma. Eğer böyle yaparsan düşmanlarının istediği şeyi yapmış olursun.</strong></p>
<p>İffet ve ismetin olduğu yerde sefalet, zevk ve eğlenceye düşkünlük olmaz.</p>
<hr />
<p>Hz. Ali (k.v.)&#8217;nin sözleri, İbrahim Edhem Giridî&#8217;nin Makâlât-ı Hikemiyye Hz.Ali&#8217;den Hikmetli Sözler kitabında bir araya toplandı. Asıl kaynağından (Arapça, Osmanlıca ve Türkçe meali şeklinde) okumak için ilgili kitaptan sizler için bu hikmetli sözlerin önemli bir bölümünü sizler için derledik. Sözlerin önemli bir bölümü alınmış olmasına karşın, daha fazla söz ve sözlerin -Arapça, Osmanlıca ve Türkçe açıklaması için- Büyüyen Ay yayınlarından çıkan ve Eren Yavuz tarafından hazırlanmış Makâlât-ı Hikemiyye eserini almanızı tavsiye ediyoruz. Ders ve nasihat almamız duası ile&#8230;</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.insirah.gen.tr/hz-ali-sozleri.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
